Kadı Burhaneddin Tuyuğu

Selçukluların Moğollar tarafından mağlub edildiği Kösedağ savaşından sonra Anadolu’da İlhanlı hâkimiyeti başlamıştı. İki asra yakın süren bu istila devri son bulurken geride beylikler arasında taksim olmuş bir memleket kalmıştı. Moğol valilerinin merkezi olan Sivas’ta ise adaletiyle ve dirayetiyle nam yapmış Kadı Burhaneddin Ahmed padişah olmuştu.

Sivas ve Kayseri’deki hükümdarlığını zamanla Erzincan, Tokat, Amasya, Niğde, Aksaray, Malatya taraflarına doğru genişletti. Devrinin en kuvvetli ve köklü beyliklerinden Karamanoğulları’nı üst üste mağlub etti. Mısır’dan gelip Sivas’ı almak için kırk gün şehri kuşatan Memluk ordusunu yüz geri çevirdi. Osmanlıların en göz kara padişahlarından Yıldırım Bayezid’in ordusunu yendi. Devrinde “Sahibkıran” diye anılan Emir Timur onun sağlığında Anadolu’ya gelemedi.

Hatta Timurleng Kadı Burhaneddin’in düşmanlarını ve kuvvetini sorduğu casuslarından aldığı bilgiler karşısında bunca kuvvetli düşmana, bu kadar az kuvvetle nasıl mukavemet edebildiğine şaşırıp takdir etmiştir.
İyi bir fıkıh âlimi olduğu gibi iyi de bir şair olan Kadı Burhaneddin’in divanı Yunus Emre ve Nesimî ile birlikte 14. y.y. Türk şiirinin nadir temsilcilerindendir.

Hususen tuyuğ türünde söylediği nazımlarından birinde

Özünü alçak gören serdar bolur
Enelhak davi kılan berdar bolur
Er odur hak yolunda baş oynaya
Döşekte ölen yiğit murdar bolur

Dediği gibi kendisi de canını rahat yatağında değil, harp meydanında Akkoyunlu padişahı Kara Yölük Osman’la savaşırken vermiştir.

Güfte: Kadı Burhaneddin Ahmed
Beste: İrfan Gürdal
Canlandırma: Ordugah